« Önceki |

28/5/2007

Robbie wiLLiams

 

Eski grubu Take That’in üyeleri arasında en sıradışı olan Robbie Williams idi. Diğer grup arkadaşları sadece “tatlı ve sempatik” gözükürken, Robbie kelimenin tam anlamıyla şeytan tüyüne eşdeğer bir yakışıklılığa sahipti, diğer üyelerden daha sert ve seksi idi.  Bu özellikleri de onu diğerlerinden hemen ayırdediyordu. Diğer üyeler ve menajerleri ile mücadele ediyordu çünkü sadece reklam ve tanıtım amacındaki bu kadar “ ağır ambalaja” karşı çıkıyordu. Bütün bunlar göz önüne alındığında, 1995 yazının başında Take That grubundan ayrılan ve solo kariyerinin peşinden giden ilk üye olmasına şaşırmamak lazım. Kimilerine göre de Robbie Williams gruptan kovulmuştu. Kapıdan çıkıp giden ilk üye olmasına karşın, solo işlerine başlaması biraz zaman aldı. 1995 yılının büyük kısmını Oasis grubuyla beraber gözüküp, grup lideri Noel Gallagher’ın kendisine birkaç parça verip böylece piyasadaki şahsi kredisini arttırma umutlarıyla geçirdi.

Gallagher bunu hiç yapmadı, ama Robbie’nin Oasis’le birlikte geçirdiği zamanlar kendisini çok yoğun, partiler, içki ve uyuşturucuyla dolu bir dünyayla tanıştırdı. 1996 yılı boyunca sadece magazin ve dedikodu köşelerinde gözüktü ve basılan her fotoğrafında ciddi olarak kilo aldığı görünüyordu. Zaman zaman yeni müziğinin, hafif siklet dance-pop müziğinden çıkıp geleneksel Brit-pop müziği olacağı şeklinde demeçler veriyordu ancak ilk single’ı George Michael’ın “Freedom 90”ının bir cover’ıydı. 1996 sonunda piyasaya çıkan bu single tam bir felaketti ancak bir sene sonra çıkardığı Old Before I Die, hem çok keskin Oasis etkileri taşıyordu hem de daha önceki açıklamalarına biraz daha destek oldu.

Robbie Williams İngiltere’de büyük bir hit olan ilk solo albümü Life Thru A Lens’i 1997’de çıkardı. 1998’de de ikincisi, I’ve Been Expecting You takip etti. Amerikan dinleyicisini Robbie ile tanıştırmak için sadece ABD’de çıkan The Ego Has Landed toplama albümü de 1999 baharında raflarda yerini aldı. 2000 senesinin sonunda da, hit video klibi “Rock DJ”in olduğu Sing When You’re Winning piyasaya çıktı. Bir sene sonra da bir başka geniş versiyonu Swing When You’re Winning raflardaydı. Robbie Williams, 2002 yılını EMI plak şirketi ile 80 milyon dolarlık olduğu söylenen bir anlaşmanın imzasıyla kutladı. Ancak uzun süre prodüktörlüğünü yapan ortağı Guy Chambers’in kaybıyla yıkıldı. Chamber’in imzasını taşıyan son ve Robbie’nin de beşinci albümü Escapology, Avrupa’da milyonlarca kopya sattı fakat Amerika’daki dinleyici kitlelerini tatmin etmedi. Bunun sonucu olarak da 2003 yılında çıkardığı konser albümü Live at Knebworth Amerika’da piyasaya sürülmedi. İngiltere’nin tartışmasız en büyük pop yıldızı Robbie Williams, 2005 tarihli son albümü Intensive Care’in keyfini sürüyor.

 

 

24/5/2007

GüzeL SözLer

 

Ne Seni Unutturacak KadaR Zaman Geçecek Ne De Geçen Zaman Seni UnuttuRmaYa Yetecek Bırakıp GitsenDe Unuturum Sanma Zaman aLışmaYı Öğretir UnutmaYı AsLa.

 

Aşk Kaçmaktan Çok KovaLamak, Görmekten Çok ÖzLemek, Gitmekten Çok Beklemek, Dokunmaktan Çok Düşünmektir.Ve Aşk ÖyLedirki Nerde İmkansız Varsa Onu Seçer.

 

Seni Bir Serçenin GözYaşı KadaR SeviYorum.BeLki Bu Sana aZ GeLebiLir.Ama Sen BiLirmisin, SerçeLeR AğLadıkLarı Zaman öLürLer.

 

Canım SıkıLıo, Canım YanımDa Yok Diye.DüsünüYorum Simdi Canım Ne Yapıo Diye.CanımınDa Canı SıkıLıYomu Canı YanınDa Yok Diye.

24/5/2007

CoçukLaR BabaLaRı Hakkında Ne DüşünürLeR ??

                  CoçukLaR BabaLaRı Hakkında Ne DüşünürLeR ??

 

6  YaşınDa  : Babam HerseYi BiLiyoR.

 

10 YaşınDa : Babam Çok Sey BiLiyoR.

 

15 YaşınDa : Bende Babam KadaR BiLiYoRum.

 

20 YaşınDa : Şu Muhakkak Ki Babamın BiLdiği Yok.

 

30 YaşınDa : Bi Kerede Babamın Fikrini Sorsam Fena oLmaz.

 

40 YaşınDa : Nede oLsa Babam Bazı SeyLeri BiLiyoR.

 

50 YaşınDa : Babam HerşeYi BiLiyoR.

 

60 YaşınDa : Ah Babam Hayatta oLsada Kendisine DanışabiLseYdim.

 

7/5/2007

AvriL LaviGne

 

Punkçı bir patenci , dinamik bir ruh ve gerçek asi bir çocuk. 2 yaşında çok az çocuk vardır ki insanları sesiyle ve karakteriyle bu derece coşturabilsin. Küçük bir kasaba çocuğu , sınıfında bile sakin oturamayan ama kendini göstermek için yeterli güvene sahip ve sadece kendi başına New York'a ve Los Angelas'a kadar şarkılarını duyurabilmişti. Daha 17 yaşındayken şöhreti yakalamak için hep önlerde ve hep canlı bir çocuktu ve yine tek başınaydı. " Dışarı çıkıyorum ve sadece kendim olmaya çalışıyorum. Ne hissediyorsam onu yazıyorum ve başkalarının ne düşündüğü beni hiç ilgilendirmiyor" diye konuşuyor Avril. "Hissettiğim gibi giyineceğim , hissettiğim gibi davranacağım ve hissettiğim gibi şarkı söyleyeceğim

     Avril ilk single Cd'sinde "Let Go" gerçek bir lirik sitilde olması gerektiği gibi yüksek tonajlarda vokaller ve kristal-kesin sesler kullanmıştır. "Anything But Ordinary" kişiliklere , öz benliklere seslenen bir yapıttı. "Complicated" şarkısı ise gitar eşliğinde oluşturulmuş basit bir besteydi ve "Anything But Ordinary" dinleyenlerini daha da derinlere yöneltti. "I'm with you" şarkısı Avril'in insancıl ve merhametli yönlerini yansıtmaktadır. Fakat "Loosing Grip" ve "Unwanted" şarkıları kişiliğinde saklı kalmış yenilginin ve reddedilmişliğin getirdiği tüm çığlıkları yansıtır. Avril'in hayat hakkındaki tecrübelerini anlatan şarkı ise "My World" ve metafarik "Mobile" yapıtlarıdır. Avril "Rüyalarımı gerçekleştirmek için bu kuşkulu yola çıktım. Bütün yerlerin üzerindeyim sanki. Bir oradayım bir burada. Her gün farklı yollardan geçiyorum" diye konuşuyor. "Bu benim yaşam sitilim , normal bir yaşam istemezdim. O zaman sıkılırdım."     "New York" çalışması sırasında artık tamamen stüdyoda yaşamaya başladı fakat yaptığı çalışmalar başlangıçta başarı getirmedi. "Gerçekten çok yetenekli insanlarla çalışıyordum ama bunu hissedemiyordum. Yapılan bu çalışmalar gerçekte beni yansıtmıyordu." diye itiraf ediyor. "Ve sonra albümümün şarkı sözlerini başka insanların yazmasını istediler ama ben kendim yazmalıydım , kendi müziğimi kendim yazmalıydım. Bu dönemler gerçektende stresli zamanlardı. Fakat hiçbir zaman vazgeçmeyi düşünmedim." Bunun yerine Avril sahil kenarı bir yer seçti ve Los Angelas'a gitti. Los Angelas ona ihtiyacı olan ortamı sağladı.
          Avril Las Angelas'da yapımcı Clif Magness'le tanıştı. "Ve tam aradığım adamı buldum" diye anlatıyor. Avril ; ekliyor "Tamamen birbirimize uyum sağladık çünkü sadece beni yönlendirdi, beni anladı ve bana kendi istediğimi yapma izni verdi. "Let Go" ve Magness şarkıları yavaş yavaş hayran kitlelerini arttırdı ve ünlü yapım şirketi Matrixle bir sözleşmeyi beraberinde getirdi. Sarah Mclachan , Dido , Coldplay ,Branaked Ladies ve Sun gibi ünlü müzisyenlerle çalışan Network Managment firmasıyla anlaştı.
          Albüm tam olarak şöhreti yakalamadan Avril mutlu olamadı. "Geçen yıllarda gerçekten yazmayı öğrendim."Complicated" aslında özel bir insana yazılmış bir şarkı değildi. Temelde hayatı anlatıyordu , insan ilişliklerini ve birbirini aldatmalarını anlatıyordu" diye konuşuyor Avril. Şarkılarında biri "Losing Grip" eski erkek arkadaşlarından birine yazılmış bir şarkıydı. Bu konu hakkında Avril şöyle söylüyor ; "Eski erkek arkadaşlarımdan biriydi ve bana duygusal yönden istediğim hiçbir şey vermedi" Avril gülüyor ve ekliyor; "Şimdi bu benim için hiç de sorun değil.Onun sayesinde güzel bir şarkım oldu !"
 

 

2/5/2007

Christina aGuiLeRa

 

Candy man, candy man                                                    Şeker adam, şeker adam
Sweet sugar candy man                                                   Tatlı, şirin, şekeradam
I met him out for dinner on a Friday nigh                         Cuma gecesi onunla akşam yemeği için buluştuk
He really had me working up an appetite                        Gerçekten de iştahımı açtı
He had tattoos up and down his arm                               Kolu boydan boya dövmeli
There's nothing more dangerous than a boy with charm  Çekici bir oğlandan daha tehlikelisi yok
He's a sweet-talkin', sugar coated candy man                 Konuşması tatlı, şekerleme kaplı şekeradam
A sweet-talkin', sugar coated candyman                         Konuşması tatlı mı tatlı bir şekeradam
He took me to the Spider Club at Hollywood and Vine     Beni Hollywood'daki Spider kulübüne götürdü
We drank champagne and we danced all night                Şampanya içtik ve bütün gece dans ettik
We shook the paparazzi for a big surprise                      Paparazileri büyük bir şoka uğrattık
The gossip tonight will be tomorrow's headline               Bu geceki dedikodu yarın manşetlerde olacak
He's a sweet-talkin', sugar coated candy man                Konuşması tatlı, şekerleme kaplı şekeradam
A sweet-talkin', sugar coated candyman                         Konuşması tatlı mı tatlı bir şekeradam
He's a one stop shop, makes my cherry pop                    Beni kirazlı lolipop haline getirir
He's a sweet-talkin', sugar coated candy man oh            Konuşması tatlı, şekerleme kaplı şekeradam ah
A sweet-talkin', sugar coated candyman                         Konuşması tatlı tam bir şekeradam
Well by now i'm getting all bothered and hot                  Peki şimdi tüm istediklerimi elde ettim ve çok ateşli oldu
When he kissed my mouth he really hit the spot              Beni öptüğünde gerçekten pot kırar
He had lips like sugar cane                                              Dudakları şeker gibi
Good things come to boys who wait                                 İyi şeyler, beklemeyi bilen oğlanlardan çıkıyor
Candy man can...                                                            Şekeradam
Candy man Candy man                                                    Şekeradam, şekeradam
Tarzan and Jane were swingin' on a vine                         Tarzan ve Jane bir sarmaşıkta sallanıyordu
Sipping from a bottle of vodka double wine                     Bir şişe votka, duble şarap yudumluyordu
Candy man, candy man                                                    Şekeradam, şekeradam
Sweet sugar candy man                                                   Tatlı, şirin, şekeradam
He got those lips like sugar cane                                      Dudakları şeker gibi
Good things come for boys who wait                                 İyi şeyler, hep beklemeyi bilen oğlanlardan çıkıyor
He's a sweet-talkin', sugar coated candyman                  Tatlı konuşmasıyla tam bir şeker adam
Heyyyy ohhh uh                                                                Hey ohh oh
Candyman, candyman                                                      Şekeradam, şekeradam